Ders 6: Sayılar, saat ve tarih – randevular ve son tarihler
Resmî mektuplarda, randevu e-postalarında ve gişede en çok duyacağın şeyler sayılar, saatler ve tarihlerdir. Bir rakamı ya da saati yanlış anlamak, randevuyu veya bir son tarihi kaçırmak demek olabilir. Bu derste sayıları, saati sormayı ve söylemeyi, tarihleri okumayı ve yazmayı öğreneceksin. Dersin sonunda bir randevuyu telefonda değiştirmeyi de deneyeceğiz.
Sayılar: 0'dan 21'e
| Sayı | Almanca (okunuşu) | Sayı | Almanca (okunuşu) |
|---|---|---|---|
| 0 | null (nul) | 11 | elf (elf) |
| 1 | eins (ayns) | 12 | zwölf (tsvölf) |
| 2 | zwei (tsvay) | 13 | dreizehn (draytseen) |
| 3 | drei (dray) | 14 | vierzehn (fiirtseen) |
| 4 | vier (fiir) | 15 | fünfzehn (fünftseen) |
| 5 | fünf (fünf) | 16 | sechzehn (zehytseen) |
| 6 | sechs (zeks) | 17 | siebzehn (ziiptseen) |
| 7 | sieben (ziibın) | 18 | achtzehn (ahttseen) |
| 8 | acht (aht) | 19 | neunzehn (noyntseen) |
| 9 | neun (noyn) | 20 | zwanzig (tsvantsih) |
| 10 | zehn (tseen) | 21 | einundzwanzig (ayn-unt-tsvantsih) |
İki küçük düzensizliğe dikkat: 16'da "sechs" kelimesinin sonundaki s, 17'de "sieben" kelimesinin sonundaki -en düşer: sechzehn, siebzehn. Telefonda "zwei" ile "drei" karışmasın diye çoğu zaman "zwo" denir; bunu duyarsan 2 olarak anla.
21'den 100'e: önce birler, sonra onlar
Almancada iki basamaklı sayılarda önce birler, sonra onlar söylenir; arada "und" (ve) vardır. 21 = einundzwanzig, kelime kelime "bir-ve-yirmi". Bu, Türkçe konuşanların en sık takıldığı noktadır: "vierundfünfzig" duyduğunda 54 yazmalısın, 45 değil.
| Onlar | Almanca (okunuşu) |
|---|---|
| 30 | dreißig (draysih) |
| 40 | vierzig (fiirtsih) |
| 50 | fünfzig (fünftsih) |
| 60 | sechzig (zehytsih) |
| 70 | siebzig (ziiptsih) |
| 80 | achtzig (ahttsih) |
| 90 | neunzig (noyntsih) |
| 100 | hundert / einhundert (hundırt) |
| 34 | vierunddreißig | otuz dört |
| 57 | siebenundfünfzig | elli yedi |
| 68 | achtundsechzig | altmış sekiz |
| 99 | neunundneunzig | doksan dokuz |
| 250 | zweihundertfünfzig | iki yüz elli |
| 1.500 | (ein)tausendfünfhundert | bin beş yüz |
| 2026 | zweitausendsechsundzwanzig | iki bin yirmi altı |
30'da "ß" vardır ve "z" yoktur: dreißig. "eins" bileşik sayılarda "ein" olur: einundzwanzig, einunddreißig. Yıllar 2000'den önce yüzlükle söylenir: 1990 = neunzehnhundertneunzig. Yazıda Almanca da Türkçe gibi binler için nokta, ondalık için virgül kullanır: 1.500 (bin beş yüz), 2,5 (iki virgül beş).
Telefon ve dosya numaraları
Telefon numaraları genelde rakam rakam ya da ikişer ikişer okunur. Hamburg'un alan kodu 040: "null vier null". Resmî mektuptaki dosya numarasını (Aktenzeichen) telefonda söylerken şu iki kelime işine yarar: Strich (tire) ve Schrägstrich (eğik çizgi).
| 040 | null vier null | Hamburg alan kodu |
| 34-1234/26 | vierunddreißig Strich eins zwei drei vier Schrägstrich sechsundzwanzig | dosya numarası |
| Können Sie die Nummer bitte langsam wiederholen? | Numarayı lütfen yavaşça tekrar eder misiniz? |
Saat: Wie spät ist es?
| Wie spät ist es? / Wie viel Uhr ist es? | Saat kaç? |
| Es ist zehn Uhr. | Saat on. |
| Um wie viel Uhr? | Saat kaçta? |
| Um zehn Uhr. | Saat onda. |
| Der Termin dauert eine Stunde. | Randevu bir saat sürüyor. |
Dikkat: die Uhr saatin kendisi ya da saat noktasıdır ("um zehn Uhr" = saat onda). die Stunde ise süredir ("zwei Stunden" = iki saat boyunca).
Resmî yazılarda, randevu onaylarında ve tren saatlerinde 24 saat düzeni kullanılır. Yazılışı "14:30 Uhr" ya da "14.30 Uhr", okunuşu "vierzehn Uhr dreißig". 9:05 = "neun Uhr fünf". Günlük konuşmada ise çoğu zaman 12 saat düzeni ve şu kalıplar kullanılır:
| Saat | Günlük Almanca | Türkçe |
|---|---|---|
| 9:10 | zehn nach neun | dokuzu on geçiyor |
| 9:15 | Viertel nach neun | dokuzu çeyrek geçiyor |
| 9:30 | halb zehn | dokuz buçuk |
| 9:45 | Viertel vor zehn | ona çeyrek var |
| 9:50 | zehn vor zehn | ona on var |
En önemli tuzak: "halb zehn" 9:30 demektir, 10:30 değil. Almancada "yarım" bir sonraki saate göre söylenir: "onun yarısı", yani ona yarım saat kala. Emin olmadığında 24 saat düzeniyle sor: "Also um neun Uhr dreißig?" (Yani saat dokuz otuzda mı?)
Gün dilimleri: morgens (sabah), vormittags (öğleden önce), mittags (öğlen), nachmittags (öğleden sonra), abends (akşam), nachts (gece).
Günler, aylar ve tarih
Günler: Montag (pazartesi), Dienstag (salı), Mittwoch (çarşamba), Donnerstag (perşembe), Freitag (cuma), Samstag (cumartesi), Sonntag (pazar). Hamburg ve kuzey Almanya'da cumartesi için Sonnabend de denir; ikisi aynı gündür.
Aylar: Januar, Februar, März, April, Mai, Juni, Juli, August, September, Oktober, November, Dezember.
Edatlar: günlerde ve tarihlerde am (am Montag, am 14. November), aylarda im (im November), saatlerde um (um 10 Uhr).
Tarih Türkiye'deki gibi gün.ay.yıl sırasıyla yazılır: 14.11.2026. Ancak okunurken gün bir sıra sayısıdır (ilk, ikinci, on dördüncü…). 1. erste, 3. dritte ve 7. siebte düzensizdir; 2.–19. arası çoğunlukla "-te", 20'den itibaren "-ste" eki alır. "am"dan sonra bu ekler "-ten" / "-sten" olur.
| Yazılışı | Okunuşu | Türkçe |
|---|---|---|
| am 1. März | am ersten März | 1 Mart'ta |
| am 3. Mai | am dritten Mai | 3 Mayıs'ta |
| am 14. November | am vierzehnten November | 14 Kasım'da |
| am 20. Dezember | am zwanzigsten Dezember | 20 Aralık'ta |
| Heute ist der 20. Oktober. | Heute ist der zwanzigste Oktober. | Bugün 20 Ekim. |
Resmî yazılarda tarih ve süre ifadeleri
| bis zum 14.11.2026 | 14.11.2026'ya kadar |
| spätestens am Freitag | en geç cuma günü |
| innerhalb von zwei Wochen | iki hafta içinde |
| ab dem 1. Januar | 1 Ocak'tan itibaren |
| seit dem 1. Juli | 1 Temmuz'dan beri |
| vom 3. bis zum 7. März | 3 Mart'tan 7 Mart'a kadar |
| nach Erhalt dieses Schreibens | bu yazıyı aldıktan sonra |
| vor Ablauf der Frist | süre dolmadan önce |
Bir mektupta bu ifadelerden birini görürsen tarihi hemen takvimine yaz. Sürenin nasıl hesaplandığından emin değilsen, Ders 5'te anlattığımız gibi mektubu süre dolmadan bir danışma merkezine ya da güvendiğin birine göster.
Diyalog: Randevuyu telefonla değiştirmek
| Guten Tag, hier ist Mehmet Yılmaz. Ich habe am Dienstag um halb neun einen Termin. | İyi günler, ben Mehmet Yılmaz. Salı günü sekiz buçukta randevum var. |
| Guten Tag, Herr Yılmaz. Was kann ich für Sie tun? | İyi günler, Bay Yılmaz. Sizin için ne yapabilirim? |
| Leider kann ich am Dienstag nicht kommen. Kann ich den Termin verschieben? | Maalesef salı günü gelemiyorum. Randevuyu erteleyebilir miyim? |
| Ja. Passt Ihnen Donnerstag, der 12. November, um 14:15 Uhr? | Evet. 12 Kasım Perşembe, saat 14:15 size uyar mı? |
| Also um Viertel nach zwei? Ja, das passt. | Yani ikiyi çeyrek geçe mi? Evet, uyar. |
| Gut. Bitte bringen Sie Ihren Reisepass mit. | Güzel. Lütfen pasaportunuzu yanınızda getirin. |
| Können Sie das Datum bitte wiederholen? | Tarihi lütfen tekrar eder misiniz? |
| Donnerstag, der zwölfte November, vierzehn Uhr fünfzehn. | Perşembe, on iki Kasım, saat on dört on beş. |
| Vielen Dank. Auf Wiederhören! | Çok teşekkürler. Hoşça kalın! |
"Auf Wiederhören" telefonda kullanılır ("tekrar duymak üzere"); yüz yüze konuşmada "Auf Wiedersehen" denir.
Sık yapılan hatalar
- "halb zehn"i 10:30 sanmak: doğrusu 9:30.
- Birler ile onları karıştırmak: "fünfundvierzig" 45'tir, 54 değil.
- "sechszehn", "siebenzehn" yazmak: doğrusu sechzehn, siebzehn; onlarda da sechzig, siebzig.
- "Uhr" ile "Stunde"yi karıştırmak: "Ich habe zwei Uhr gewartet." yanlış; doğrusu: "Ich habe zwei Stunden gewartet." (İki saat bekledim.)
- Tarihten önce "am"ı unutmak: "Der Termin ist 5. Mai." yanlış; doğrusu: "Der Termin ist am 5. Mai."
Alıştırma
- Rakamla yaz: "achtundsiebzig"
- Almanca yaz: 36
- "Viertel vor acht" saat kaçtır?
- "halb drei" saat kaçtır?
- Almancaya çevir: "Randevum 3 Mart'ta saat onda."
- "bis zum 15. Dezember" ne demek?
Cevaplar: 1. 78 2. sechsunddreißig 3. 7:45 (sekize çeyrek var) 4. 2:30 ya da 14:30 (iki buçuk) 5. "Mein Termin ist am 3. März um 10 Uhr." (okunuşu: am dritten März um zehn Uhr) 6. 15 Aralık'a kadar
Sonraki derste: Doktorda ve eczanede işine yarayacak temel cümleleri öğreneceksin.
Belgeleriniz için yeminli Almanca tercüme mi gerekiyor? Yeminli tercüman Refik Mor